Grand Slam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Grand Slam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2011 Perşembe

Marsel 13 Numaralı Kortta!

Marsel perşembe günü programında yer alıyor. Fernando Verdasco ile oynayacağı maç 13 numaralı kortun 4. ve son maçı olarak programlandı. Şanslıyız ki, o korttan maç yayını bulunuyor. Eurosport ve Eurosport 2 verir mi, şimdilik bilemiyoruz ama eğer vermezlerse bile Eurosport Player aracılığıyla ya da çeşitli sitelerden bulabileceğiniz stream'lerle maçı seyredebilirsiniz. Marsel'in kariyerinin en güzel gününü yaşamasını umuyoruz...

Video: Marsel vs. Dancevic

Dancevic retires from Stephanie Myles on Vimeo.


Video Kanadalı tenis yazarı Stephanie Myles'tan. Birkaç video daha gelebilir belki...

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Maç Raporu: Marsel vs. Dancevic

Altta Marsel'in Dancevic ile oynadığı maçın kısa bir özeti var. O özet için (İngilizce geldi tabii, biz çevirdik) ve ayrıca bir alt posttaki gönderdiği tam fotoğraflar için MensTennisForums'tan ibreak4cofee'ye teşekkürler. Yayın kortunda olmadığı için maçla ilgili gelen her bilgi güzel oluyor...

"Doğrusunu söylemek gerekirse Frank hiç de sakat gözükmüyordu, sadece Marsel tarafından domine ediliyordu. Marsel istikrarlı olarak winner ve ace üretirken Dancevic'in sürekli olarak hata yaptığı backhand tarafına toplar gönderiyordu. Dancevic'in servisi iyi değildi, çok gergin oynadı ve elemelerdeki Clement maçında gördüğüm güveni ve winner vuruşları hiç yoktu bu maçta. Groundstroke'ları genelde kısa düştü ve bu da Marsel'in puanları dikte etmesine yardımcı oldu. Atak yaptığı birkaç zamanda çok daha başarılıydı ama o atak yaptığı zamanlar pek sık değildi.

Maç sanki sadece 30 dakika sürmüş gibi geldi. İlk 2 seti izledim ve sonrasında korttan çıktım çünkü tamamen zamanımın gittiğini hissediyordum. Yani, 3. setin başındaki sağlık molasını ve maçtan çekilişini göremedim. Ama maçtan bazı bölümleri video'ya aldım ve ilk 2 set hareket etmesinde herhangi bir sıkıntı gözükmüyordu. O görüntüleri de yüklemeye çalışacağım.

Marsel'in gösterdiği performans iyiydi ama Dancevic'in oynayabileceği tenis bundan daha fazlasıydı. Bu sakatlıklar çok can sıkıcı olmaya başladı ve artık sakatlanmadan birkaç haftayı geçiremiyor gibi. Ayrıca 4 grand slam için de elemelerden ana tabloya kalıp hiçbir galibiyet alamamış olmak sinir bozucu olmalı. (Roland Garros, Wimbledon ve burada çektiği kuraların iyi olduğunu da söylemek lazım.)"

30 Ağustos 2011 Salı

Marsel Turladı!

Dancevic karşısında 6-3/6-2/1-0 öndeyken rakibi üst bağağındaki sorun nedeniyle maçı bıraktı. Marsel 2. turda!! Bu 70 puan demek!

Maçtan gelen kısıtlı bilgileri tweet olarak ekleriz buraya. Mesela;

Stephanie Myles
21 minutes ago

gibi tweetler güzel haberler veriyor.

Rakip henüz belli değil. Verdasco - Nieminen galibi olacak. Belli olunca ekleriz buraya.

Haydi Marsel!

26 Ağustos 2011 Cuma

Marsel İlerliyor

Yağmur nedeniyle maçların ertelendiği can sıkıcı bir günü geride bıraktık US Open'da ve Marsel ikinci turdaki rakibi Millot'u 6-2/7-5 ile geçti.

Final turunda rakibi Lukas Lacko olacak. Lacko da rahat bir şekilde final turuna geldi.

Haydi Marsel!

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Marsel Gawron Karşısında

Marsel bugün TSİ 18.00'da Amerika Açık elemelerinin ilk maçında Polonyalı Marcin Gawron ile oynayacak. Dünya 288 numarası Gawron, bu yıl Türkiye'de 1 future turnuvası kazanmayı başarmıştı. Gawron'un kariyerindeki ilk grand slam turnuvası olacak bu.

Marsel ağır favori ve rahat kazanmasını bekliyoruz. Kazandığı taktirde Vincent Millot-Zack Fleishman maçının galibiyle oynayacak. Haydi!

13 Haziran 2011 Pazartesi

Olmadı

Skor 4-6/7-6/13-15.

Çok iyi servisçiydi Janowicz ve bu özelliğini iyi kullandı bugün. Marsel maça 2 kez üst üste servis kırdırarak başlamasa aslında alabilirdi belki. Tie-break oyunundan hemen sonra sete servis kırarak da başladı, arada 2maç puanı da çevirdi ama hem break şanslarını kullanamadı hem de üstü üste gelen 3 maç puanının sonuncusunu alamadı.

Biraz daha olumlu olması lazım Marsel'in.

Biz ona güveniyoruz.

12 Haziran 2011 Pazar

Wimbledon Başlıyor!

Marsel'in kurası çıktı. Yarın ilk tur maçında Polonyalı Jerzy Janowicz ile oynayacak. Genç oyuncu çok iyi bir servisçi ve ilk tur için zorlu bir rakip sayılabilir. Marsel bu maçı kazanırsa kurası daha açık gözüküyor.

Başarılar Marsel'e. Ana tablo bekliyoruz ve istiyoruz!

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Marsel'in Roland Garros Macerası

Marsel'in Guillermo Garcia-Lopez'e 5 sette yenildiği maç sonrası Marsel'i kortta destekleyen bizler yıkıma uğramıştık. File önündeki el sıkışma sonrasında 60 saniye kımıldamadan yerimde durdum ben şahsen. Aynı şekilde eski Türkiye şampiyonu, Davis ve Fed Kupası takımı kaptanı yakın arkadaşım Erhan Oral'ın da yüzünden düşen bin parçaydı.

Ama hemen akabinde yanımda ve Erhan Oral ile benim aramda oturan Marsel'in antrenörü, çok sevdiğim arkadaşım Can Üner kafasını iki eli arasına almış yere bakar halini gördüm ve silkindim. Kendime geldim ve "bana ne oluyor?" dedim. Evet muazzam bir maç oynanmıştı ve kaybeden maalesef hepimiz olmuştuk. Hatta o kadar sıkı bir maç olmuştu ki toplam puanlarda Garcia-Lopez, Marsel'i ironik şekilde sadece 1 puanla geçmişti (174-173). Nihayetinde hayatın devam ediyor olduğunu hatırladım. Sevgili Can'ı bekledim ve kalkıp beraber çıkışa doğru ilerledik.

Kalkıp tribünden dışarı çıktığımızda sevgili Bedri Baykam ve değerli eşini gördük. Hepimizin tanıdığı, saygı gösterdiği ve TED kulübünden lisanslı eski tenisçi abimizdir kendisi (çok az kişi bilir ressam ve yazar kişiliği dışında tenise olan ilgisini). Hatta o da bizim gibi Tommy Haas maçında oturduğu yere oturmuştu tılsım bozulmasın diye. Yani tam karşımıza... Karşılıklı sinyalleşiyorduk; güzel puanlarda beraber alkışlıyorduk, bağırıyorduk. Haas maçı sonrası "tarihi bir maç izledik, tenisimiz 2 gömlek atladı" demişti. Garcia-Lopez maçı sonrası ise dışarıda bana "Türk tenisinin bir 2 gömlek daha ileri atlama şansı gitti" demişti üzgün bir ifadeyle. İkisi de isabetli yorumlardı. Marsel kazansaydı ilk kez bir Türk tenisçi bir grand slam'de son 32'ye kalmış olacaktı.

Hepimizin içi rahat olsun yine de. Hani dedim ya yukarıda sevgili Can'ı görünce hayatın devam ediyor olduğunu anladım diye... İşte o Can'ın ve de Marsel'in olgunluğu sayesinde hayat devam edecek ve Marsel'in başarılarının devamı da gelecek. Nitekim aynı gece beraber vakit geçirdiğimizde Can çoktan bir sonraki hedefe gözünü dikmişti ve her zaman kötü bir sonuç alınmasının akabinde benim de hayretler içinde gözlemlediğim "olsun, daha çok çalışacağız, başaracağız" mesajlarındaki azmini doğrular bir tavır takınmaktaydı. Marsel'in kendisi de yenilginin şokunu atlatmış ve benim endişelendiğim gibi teniste "bunalıma girme" diye adlandırdığımız durumdan çok uzaktaydı. Maçtan bile bahsettik bir süre ve gayet salim düşüncelerle maça geri bakabiliyordu.

Tabii bu pozitif enerjinin bir sebebi vardı. RG, Marsel için bir nevi basamak atlama turnuvası oldu. Sansasyonel bir 2010 yılından sonra, 2011 senesi bir hayli kötü gitmişti başta. Seneyi 9 mağlubiyet ile açmıştı Marsel, ATP'de ilk galibiyeti için mart ayını beklemek zorunda kalmıştı. Ocak ayında en yüksek noktasını 87 numarada bulan sıralaması da bir hayli gerilemiş ve onu RG'de eleme oynamaya zorlamıştı.

Ama işte elemelerde çok güzel 2 maç çıkarmıştı ve her ne kadar skorlar pek belli etmese de son 1 ayda yavaş yavaş kendine gelmeye başladığını hisseden Marsel için, bu ilk 2 maç hislerini doğrulama etkisi yapmıştı. Son eleme turuna çok inançlı bir Marsel çıkmıştı. Aksi bu ya, karşısına da formunun zirvesinde olan Augustin Gensse çıkmıştı. Yine de "bir şeyler iyi gitti mi hep iyi gider" misali, Marsel de lucky loser olarak girmişti ana tabloya Gensse'ye yenilmesine rağmen. Tabloda Haas ile eşleştiğini, kendisini yenen Gensse'nin ise Wawrinka ile oynayacağını gördüğü zaman Marsel de farkındaydı zarların kendi lehine düşeş geldiğinin.

İlk maçına çıktı 17 numaralı kortta Marsel. Çok iyi oynayarak adını 2. tura yazdırdı. Daha da önemlisi oyunundan çok memnundu. Akşam meşhur Champs-Elysees sokağı üzerinde Haagen-Dazs'da dondurma yerken maç hakkında yakınlarından fikir istediğinde gözleri parlıyordu. Formunu tekrar bulmuştu. İşte tam da bu yüzden, Garcia-Lopez'e hayal kırıklığı yaratacak bir biçimde yenilmesine rağmen üzüntüsü büyük olsa da, bu üzüntü kendisini uzun vadede fazla rahatsız etmeyecekti ve etkilemeyecekti. Yolu artık daha fazla genişlemişti. Yenildiğinin ertesi günü Nottingham challenger'dan çekilme kararlarını almışlardı bile. Hedef Queen's Club turnuvasıydı...

Başarılar Marsel! Paris'te bize yaşattığın güzel hafta için de ayrıca çok teşekkürler...

Mert Ertunga

Ekleme: Mert Hoca'ya verdiği bilgiler için sonsuz teşekkür ediyoruz öncelikle. Bunun haricinde kendisinden edindiğimiz bazı bilgileri de not olarak paylaşmak istedik. Marsel ilk iki ön eleme turunu çok agresif oynadıktan sonra Gensse maçında heyecana da kapılarak geri çizginin arkasında çok beklemiş ve gergin oynamış. Servisi ve backhand vuruşu her maçta çok iyiymiş. Lopez maçının son setinde daha iyi oynayan tarafmış ama servis kırma puanlarını da Lopez çok iyi oynamış ve Marsel'in almasına fırsat tanımadan kurtarmış. Bir de ikinic sette daha önceden bahsettiğimiz sakatlık molası konusu var. Göremediklerimiz ile ilgili bilgiler de bu şekilde.

26 Mayıs 2011 Perşembe

Marsel'den Haber Var!

Şurada.

Alıntılar;

''Bu turnuva ve maç benim için çok büyük tecrübe oldu. Daha iyi çalışıp, Türkiye'yi daha iyi şekilde temsil edeceğim''

Tabi ki!

''Rakibim çok dirençliydi. Bu maçı kazanacağıma emindim ama olmadı. Birkaç kez servis kırma puanından faydalanamadım. Maçın en önemli noktaları bunlar oldu. Biraz tecrübe eksikliğim vardı. Rakibim, zor anlarda daha iyi oynadı. Bundan sonra ben daha fazla tecrübe kazanıp, şanslarımı daha iyi değerlendireceğim''

Tecrübe kazanacağına inancımız sonsuz.

''Maçtan önce verdiği röportajda, kolay maç olmayacağını söylemişti. Onu daha önce Rotterdam'da yenmiştim. Lopez, bu maça hırslı çıktı''

Eh, rakip İspanyol, zemin toprak...

''Bu maçı kazanmak istemiştim ama olmadı. En az dördüncü turu görmek istemiştim. Seneye daha çok çalışacağım''

Canın sağolsun :(

''Son zamanlarda çok iyi oynuyorum. Özellikle servislerde çok geliştim. Bu turnuvada 50 ''ace'' attım, şu an servislerde liderim. Ancak kendimi daha çok geliştireceğim''

Wimbledon! Bekle Marsel'i!

Marsel bir kaç kez raketini fırlatmış maçta ama artık daha az yapacakmış, daha sakin kalacakmış. Biz de bunu bekliyoruz ondan zaten, sakin kalırsa servis kırma şanslarını da harcamaz hem.

Bir sonraki turnuvası da Queens olacakmış! Hey!

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Foto: Roland Garros 2. Tur





Biz Kazandık

G.Garcia-Lopez d. M.Ilhan 6-4/1-6/6-2/4-6/13-11

Maçı anlatmanın bir anlamı yok. Skor her şeyi anlatılyor zaten..

Çok şey kazandığımız bir maç oldu. Tüm dünya Marsel'in adını duydu, taktir etti. Ve Türkiye de...

Buraya biraz bu bloga neden başladığımızı yazayım. Hatırlarsınız bu yılın başında Marsel için işler beklenildiği gibi gitmiyordu. Russell ve ben üzülüyorduk, çünkü Marsel göründüğünden çok daha iyiydi aslında. Bu sonuçlar onun hakkı değildi, en azından biz böyle hissettik. Elden en gelir diye düşünürken sadece ona bir blog adayalım dedik. Belki insanlar tıklar Marsel'i tanır, belki Marsel görür, destek olur diye... Aslında mantıksız tabi ama insan bir şeyler yapmak istiyor.

Bugün hislerimizde ne kadar haklı olduğumuzu gördüğümüz bir gün oldu. Duyumlarımıza göre bacağının 2. sette morardığı maçta bunu skor tabelasından anlamanın mümkün olmadığı bir mücadele ortaya koydu Marsel. Son sette sayısız servis kırma puanını, rahat hareket edememesinin e etkisiyle kaçırdı. Umrumuzda mı? Değil.

Biz bugün çok şey kazandık. En başta umut kazandık. İnanç kazandık, sabırlı olmanın, çalışmanın karşılık getireceğini öğrendik.

Bu servislerle, bu sabırla ve azimle Wimbledon'da iyi şeyler bakliyoruz ondan. Haydi Marsel!

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Foto: Roland Garros

Niland maçından
Haas maçından

Marsel Kazandı!

Hey! Tommy Haas'ı 64-46-76(1)-64 iel geçti.

Haas'ın taktire şayan direnişiyle oldukça yakın geçen bir maç oldu. Marsel ilk sette 5-1'i buldu ancak seti ikinci servis atışında alabildi. İkinci sete break ile başlayan Haas oldu ancak Marsel 4 oyun üst üste alarak skoru 4-2'ye getirdi. Sonra 4 oyun arka arkaya alma sırası Haas'a geçti ve seti 4-6 kaybettik. Marsel üçüncü sette müthiş bir tie break oynadı ve dördüncü sette de Haas maçta kalmak için servis atarken servis kırarak maçı aldı.

Sırada G. Garcia-Lopez var.

Haydi Marsel!

22 Mayıs 2011 Pazar

Marsel Maça Hazır

Marsel'in blogundan alıntı;

"Marsel'in bacagindaki sislik 2 gün süren yogun tedavi sonrasinda indi. Dün çok hafif, bugünse Bogomolov ile ciddi bir antrenman yapan oyuncumuz yarinki maça hazir. Tüm ekip olarak, eger sakatligi nüksetmezse maçi kazanacagimiza inaniyoruz. Maçimiz yarin (Pazartesi) kort 17'de TSI ile 12.00'de baslayacak ilk maç."

Heeey!!

20 Mayıs 2011 Cuma

Şanssız Şanslı Kaybeden

Marsel güne bizi üzerek başladı.

Gensse ile oynadığı maçta 5-3 gerideyken ilk sette tekrar servis kırdıysa da, sette kalamayarak 6-4 ile kaybetti seti. Olsun, diğer setleri alırdık. Sonra ikinci setin ikinci oyununda servisini kırdırdı, üzüldük. Ama pes etmedik. Derken 3. oyunun ilk puanında Gensse servis attı ve oyun durdu... Durdu... Durdu... Sonra başladığında Marsel arka arkaya puanlar vererek 2 oyun kaybetti ve kazananın Gensse olduğu bilgisi geldi. Kesin düşmüştü Marsel dedim ki TTF tweet ile bunu doğruladı.

Ama sonra yüzümüzü biraz da olsa güldüren bir haber geldi. Marsel LL olarak ana tablodaydı ve üstelik 1 yıldan fazla bir süreden beri teklerde profosyonel maç yapmayan Haas ile oynayacaktı.

Her şey Marsel'in baldırındaki şişliğin inmesine bağlı. Geçmiş olsun Marsel, çabuk iyileş!

19 Mayıs 2011 Perşembe

1 Adım Kaldı!


Marsel bugün Matosevic'i 62-63 ile yenerek elemelerin final turuna kaldı!

Çok rahat bir maçtı. Servis kırarak başlayan Marsel 4-0 öne fırladı. Sonra ikinci setin dördüncü oyununa kadar servis kırma olmadı. Bu noktada sıfıra karşı kıran Marsel setin dokuzuncu oyununda avantaj ile bulduğu tek maç puanını değerlendirerek son tura adını yazdırdı.

Rakibi an itibarı ile oynanan Gensse - Bautista Agut maçı galibi olacak. Gensse önde ama kim gelirse gelsim, Marsel avantajlı.

Ana tabloda görüşmek üzere Marsel!

17 Mayıs 2011 Salı

Marsel Turladı!

Marsel Fransa Açık elemelerindeki ilk maçında Niland'ı 76 (6) ve 64'lük setlerle geçti. Kazanacağını biliyorduk zaten! İlk sette önce servis kırıp sonra kırdıran Marsel, ikinci setin hemen başında yakaladığı tek servis kırma farkla maçı kazandı. Kırdırdığı servis oyunları hariç servisinde zorlanmayan Marsel rakip servislerinden çokça puan aldı.

Sırada Matosevic var!

Marsel'in maçı büyük ihtimalle Perşembe günü oynanancak.

Marsel'i takibe devam!